RoSGalacticos
10.06.2012
2
Salı günü öğlen saatlerinde benim de tatilim başlayacak ama o güne kadar 2 zorlu final beni bekler...
7.06.2012
Euro 2012-1.Kısım A ve B
A-Kötü Takımların Ölüm Grubu
Ev sahiplerinin seri başı olması, 2 tane ev sahibi olması ve bu 2 ev sahibinin turnuvanın kötü takımlarından olması turnuvaya yarıyor mu yaramıyor mu tartışılır? Ölüm grubunu oluşturan etkenlerin başını çekiyor bu. A grubu da bütün maçların alt bitmesine aday garip bir grup.

B-Tarihin en büyük ölüm grubu
3 favoriden 2si Hollanda ve Almanya, Avrupa'nın en iyisine sahip Portekiz, elemelerde Portekiz'in önünde lider bitiren Danimarka. Açıkcası hangisi kaçıncı torba takımı bilmiyorum tahmin de edemiyorum. Her maç bir final gibi geçecektir.

Tahminim: Almanya grubu süpürür. Portekiz-Hollanda maçı epik bir maç olabilir ama önce Portekiz'in 2.maçta Danimarka'yı yenmesi gerekiyor. Portekiz benim gruptaki sürprizim Hollanda'nın önünde görüyorum.
Son olarak da Ronaldo'nun bana göre Portekiz takımıyla attığı en güzel golün-sayılmasa da- Fifa versiyonuyla..
Ev sahiplerinin seri başı olması, 2 tane ev sahibi olması ve bu 2 ev sahibinin turnuvanın kötü takımlarından olması turnuvaya yarıyor mu yaramıyor mu tartışılır? Ölüm grubunu oluşturan etkenlerin başını çekiyor bu. A grubu da bütün maçların alt bitmesine aday garip bir grup.
Polonya
- Ev sahibi apoletiyle katılıyor. Çok etkili taraftarları var. Maksimumları Çeyrek finaldir.
- Dortmund etkisiyle parlayan sağ bek Pizscek, Sağ kanat Küba ve forvet Lewandowski en etkili silahları.
- Grosicki ve Obraniak izlenmesi gereken oyuncular.
Yunanistan
- Elemelerden çok iyi geldiler. 2004 şampiyonluğu sonrası çok eleştirildiler ama sonuçta başarıya giden her yol mübahtır. Daha ofansif bir kadroları var ama yine sıkı savunma yapacaklardır.
- Takım savunmasını yine muhteşem yapacaklardır.
- Ninis ve Schalkeli Papadopulos dikkat edilmesi gerekenler.
Rusya
- Hollanda ekolüyle gayet başarılı bir dönem geçirdiler ama bu son başarılı turnuvaları olabilir Arshavinlerin Pogrebnyakların. Favori olmayan takımlar içindeki en iyi takım olabilir. Çok iyi bir kadrosu ve 11i var.
- Akinfeev-Anyukov- İgnashevich-Berezutskiy-Zhirkov-Zyryanov-Shirokov-Arshavin-Dzagoev-Izmailov-Kerzhakov ilk 11i Pogrebnyak-Pavlushenko-Denisov gibi arkadan gelen adamlar
- Dzagoev patlama yapabilecek oyuncu bu gruptaki sıkı savunmalara karşı uzaktan 2-3 gol gelebilir sadece grupta ondan.
- Sürpriz yapabilir yine yarı final gibi bir başarı gelebilir.
Çek Cumhuriyeti

- Milan Barosumuzun takımı.
- Çok büyük tartışmalarla geliyorlar buraya. Taraftarı takımı desteklemeden kötü oynayarak geliyorlar buraya.Gruptan çıkması bile sürpriz olacak gibi gözüküyor ama asla yabana atılmaması gereken bir takım.
- En büyük silahları Petr Cech. Chelsea yle müthiş bir sezon sonu yaptı. Hepimizin hatırlayacağı gibi Nihat olayından sonra pek ortalıkta gözükmüyordu.
- Milan Baros-Tomas Rosicky en önemli 2 oyuncu gibi gözüküyor ama her an sakatlanabilirler tabi.
- Necid e dikkat!
Tahminim:Rusya lider çıkar. Çekler sakatlıklar yakalarını bırakırsa 2.olur. Yunanistan puan alamadan turnuvayı bitirmesi de temennim.
3 favoriden 2si Hollanda ve Almanya, Avrupa'nın en iyisine sahip Portekiz, elemelerde Portekiz'in önünde lider bitiren Danimarka. Açıkcası hangisi kaçıncı torba takımı bilmiyorum tahmin de edemiyorum. Her maç bir final gibi geçecektir.
Hollanda
- Total futbol oynamadan, Van Basten'in eleştirileriyle geliyorlar buraya. Sonuca dayalı bir futbol oynuyorlar, sert takım savunması yapıyorlar, nasıl olsa o hücumculardan biri çıkıp o istenilen golü atacaktır. Ya final oynayacaklardır ya da grupta kalacaklardır benim görüşüme göre.
- Van Der Vaart ın yedek olacağı bir hücum hattı. Oyun tarzımın aynısını oynayan Robben, maestro Sneijder, hazırlık arasını çok iyi geçiren Afellay, Mr.Duracell yeni Fenerli Kuyt, maestro-2 Van Der Vaart, müthiş sezonlar geçiren Luuk de Jong, Kevin Strootman orta sahanın hücum elemanları.
- van Marwick i total futbolun dışına çıkartan sebebe gelince defans ve orta sahanın gerisini söylemeliyiz. Tek tek bakıldığında hiç biri üst düzey savunmacı olmayan defans hattı(FM efsanesi van der Wiel-Heitinga-Mathijsen-Willems-94lü-) var ve takım savunmasını şart koşuyor bu.
- Son olarak forvet hattı. Marwick in en çok zorlanacağı bölge seçim konusunda. van Persie, Arsenal'i tek başına belkide şampiyonlar ligine soktu. Premier Liginin en iyi oyuncusu seçildi. Huntelaar da Almanya ligi gol kralı, elemelerin en golcü oyuncusu ve belki de şu anda Gomez'le birlikte en büyük bitirici.
- Sol bek Willems 94lü bir oyuncu ve baskıyı kaldırabilirse gelecekte adını sıkça duyarız.
Almanya
- Turnuvanın en büyük 2 favorisinden biri. Müthiş bir ekol yakaladılar. Oyun tarzları muhteşem. Kazanmayı çok istiyorlar. Tam anlamıyla takım oyuncusu olan yıldızlara sahipler. En son kaybettikleri resmi maç 2010 finalindeydi.
- Joachim Löw takımı buraya getiren adam, oyun tarzını kısaca topu en hızlı bir biçimde ayakta tutmadan rakip kaleye gitmek olarak programladı her oyuncusuna, Real Madrid gibi bir futbol oynuyorlar.
- Kalecisinden ileri ucuna kadar her bölgede-bek rotasyonu hariç- bir çok oyuncuya sahipler. Tez konusu olacak bir yükselişleri var, müthiş bir altyapı sistemi gerçekten. Sadece bir bölgeye ait oyuncuları yok, hepsi her yerde oynayabiliyor. Bu da onlara oyun içinde çok hızlı bir biçimde dizilim değişikliği şansı yaratıyor.
- Her ne kadar alternatifli bir kadro olsalar da Scheinwensteiger-ismi yanlıs yazmıs olma ihtimalim yüksek- başına bir iş gelirse her şey bozulabilir onlar adına. Hiç bir alternatifi onun yaptığını yapamaz gerçekten. Vasat bir kanat oyuncusundan Dünya'nın en iyi orta sahasına evrildi belki de(teşekkürler van Gaal).
- Podolski(Schürle)-Mesut(Reus)-Müller(Götze)-Gomez(Klose) bunların dışında Kroos-İlkay-Bender yedekleri.
- Hiç sevmesemde Khedira ya da ayrı bir başlık gerekiyor. Orta sahaya sertlik getiren, her takıma lazım bir asker.
- ve Mesut Özil. Hemşehrim Devrekli Mesut. Takımın yıldızı konumunda Mourinho'yla muhteşem bir seviyeye çıktı. Tabiri caizse Zidane'ın koşup top çalanı ve henüz sadece 23 yaşında.
- Parantez içinde yazılan her oyuncuya dikkat!!!
Portekiz
- Muhteşem bir kanat rotasyonu, sağlam orta saha, çok iyi stoper ikilisi, iyi bir bek 2lisi. Kağıt üstünde ne kadar da güzel gözüküyor ama sahaya girince iş öyle olmuyor. Aradıkları forveti bulamadılar bir türlü en baştan. Almeida çok kötü bir forvet gözüküyor, formsuzluğu da cabası.
- Ama bir oyuncu var ki her şeyi her anda değiştirebilir. Cristiano Ronaldo. Egoist, şımarık, apaçi olabilir ama Dünya'nın en çok silaha sahip futbolcusu. Bir hücum elemanının yapması gereken her şeyi yapabiliyor. Pes te editle yaratılmış gibi. Çok hızlı, çok güçlü, frikik atıyor, müthiş şutları var, kafa vuruyor, zirvede bir sezon geçirdi.
- Tanrı Bruno Alves ve Pepe yi sakatlıktan ve kartlardan korusun...
- Nelson Oliviera. Portekizin gelecekteki forveti. Bu turnuva da da forma şansı bulsun ve bizi Almeida-Postiga ikilisine bırakmasın.
- Son bir not. Tyson Gay'in dünya rekoru olan 9.69u eşittir Ronaldo'nun ligdeki 45 golü...
Danimarka

- Avrupa kupaları tarihinin en büyük sürprizini 92 de yapmışlardı plajdan gelip şampiyon olarak.
- Hedef maçları gayet iyi oynayan bir ekip aslında, çok iyi bir savunma takımı.Dikine hızlı oynayan kontrata yatkın oyuncuları var ama şanssızlar bu gruba düşerek.
- Sağ kanatları Dennis Rommedahl hala...
- 92 li Eriksen Danimarka tarihinin en iyi oyuncusu olabilir potansiyeline göre.
Tahminim: Almanya grubu süpürür. Portekiz-Hollanda maçı epik bir maç olabilir ama önce Portekiz'in 2.maçta Danimarka'yı yenmesi gerekiyor. Portekiz benim gruptaki sürprizim Hollanda'nın önünde görüyorum.
Son olarak da Ronaldo'nun bana göre Portekiz takımıyla attığı en güzel golün-sayılmasa da- Fifa versiyonuyla..
10.03.2011
Son Kar
Bütün bir yıl bir tane bile kartopu yapamadan gecti kış mevsimi. Bu saatten sonra zannetmiyorum ki kar yağsın. Gerçi küresel ısınıyoruz belli de olmaz ama. Bu da cekebildiğim tek kar resmi koca kış mevsiminde. Cevahir önünde otobüs beklerken şaşkın gözlerin arasından...
9.03.2011
Benim 11im
Gece gece canım sıkıldı yazayım dedim. Hep düşünürüm futbol izlerken oynarken benim tarihimde gördüğüm en iyi oyuncular ve şimdi oynayanlar. Nerde çocukluğum derim. En sevdiğim ya da benim gördüğüm en iyi oyuncuları yazacağım. Messi ya da CR olmayacak. Kale hariç 30 kariyerine bitme noktasına gelmiş ya da bitmiş oyuncular olacak. Uzun yıllar boyunca izlediğim futbolcular olacak.
Kaleci:

Iker Casillas. İlk defa 2002 CL finalinde Leverkusen'e karşı son dakikalarda oyuna girdiğinde izlemiştim Ilgner'in yerine. O günden beri o kalede. Madrid ve İspanya kaptanı. 2010 Dünya Kupası'nın bir çoklarına göre en değerli oyuncusu. Madrid'in bayrak adamı. Solak. Gördüğüm en iyi kaleci vs vs. Daha çok fazlası gelebilir onun için buraya. Hayranı olduğum Madrid'in en sevdiğim adamı.Yerine 2.sırada diyebileceğim isimler ise Taffarel, Buffon, Van Der Sar ve Kahn
Defans:

Roberto Carlos.Tarihin en iyi sol beki. Güçlü,hızlı,hırslı. Sut,teknik,futbol bilgisi. Bir solbek den istenilen herşeyden biraz daha fazlası. Söylenebilecek tek olumsuz söz kariyer geçmişini para için garip kulüplerle donatması.

Paolo Maldini. Milan'ın muhteşem tarihinin en büyük oyuncusu belki de. Gördüğüm en iyi 3 numara. Bir savunmada olması gereken herşeye sahip. Alamadığı tek kupa Dünya Kupası olan bir adam.

Paolo Cannavaro.En çok burası için zorlandım defansta. Lucio'yla Paolo arasında kararsız kaldım ama kariyer birazcık Cannavaro'yu öne çıkardı. İtalya'nın taş gibi olan defansının stoperi ve lideri. Kısa boyuna rağmen hamle zamanlamasında ondan iyisini görmedim. Müthiş bir top hırsızıydı. Tuttuğu oyuncuyu bırakmazdı. Defansı yapmayı işi olanlara bıraktım defansı.

Cafu.İzlediğim en iyii en zevk veren takımı olan 2002 Brezilya kaptanı. Futbol kitaplarına kanadı koridora çevirdi lafını ekleyen adam. İleri-geri İleri-geri İleri-geri çalışan sadece futbolunu oynayan bir adam. Yeni nesilde belki onun önüne geçecek adam olacaktır ama o hep en iyilerden biri olarak anılacaktır.
Bunlardan sonra diyebileceğim futbolcular da Lizarazu, Thuram, Lucio, Puyol, Nesta, Ferdinand, Hierro, Stam diyebilirim.
Orta Saha:

Luis Figo.Sol kanat için ondan iyisi düşünülemez heralde. Yüksek olmayan hızına rağmen kanatta gidebileceği her yere giden bir oyuncu. Sıfıra iner, içeri girer, karşısına gelen her adamı geçer, duran top kullanır. Barcelona ve Madrid'de birden oynayıp kaptanlık yapan tek oyuncu sanırım. Galacticos döneminin ilk transferi.

Zinedine Zidane.Söylenebilecek söz yok açıkcası onun hakkında. Kelimeler yetersiz kalır. En iyisi 2 kelimede bırakmak ZINEDINE ZIDANE...
Patrick Vieria. Adını yanlış yazdım sanırım. Arsenal kariyeriyle buraya girmeye yeter. Zaten ordan sonrası da olmadı. Pek isim aklıma gelmedi burası ön libero için. Tek ön libero olcaksa Vieria gibi bi adam olmalı ama.

David Beckham. Mansiyon ödülü ona gidiyor. Hem çok sevdiğimden hem de bu yaşına rağmen hala üst düzey futbol oynayabilmesinden dolayı burada. Duran top ustası, falso üstadı, genç pardon tüm kadınların sevgilisi.
Sol için Giggs, Nedved, Pires, Denilson, Hasan Şaş
Ön libero için Roy Keane, Davids, Makelele, Pirlo, Scholes
10 numara için Juninho, Bergkamp, Hagi, Totti, Rui Costa, Veron, Rivaldo
Sag kanat için Overmars, Poborsky, Mendieta
Forvet:

Raul Gonzales, Filippo Inzaghi, Ruud van Nistelrooy ya da Thierry Henry burası konusunda hepsi olabilir ama benim oyum milim farkıyla biraz da kulüp ve rekor etkisiyle Raul'e gidiyor. CL tarihinin en golcü futbolcusuna...

ve son oyuncu tabii ki Luiz Nazario de Lima Ronaldo. R9, El Fenomeno. Yaptıkları ve kazandıkları anlatılmaz. Benim için tarihin en iyisi. Hayatımda da yeri çok çok büyük.
11e alamadığım çok değerli Filippo Inzaghi, Ruud van Nistelrooy ve Thierry Henry'nin yanında diyebileceğim Batistuta, Shearer, Crespo, Shevchenko, Hakan Şükür...
3.06.2010
Beat Boston - Time to Revenge

Sonunda geldik sezonun sonuna. Üniversitenin ilk yılı ve yurtta olmam sebebiyle maçları izlemeye Batı finalinde başladım ama bu seri de maç kaçırmam inşallah. İlk maç HD görüntü kalitesiyle finali güzel açalım. Gelelim eşleşmeye önce oyuncular:

Fisher - Rondo
Fisher yaşlı ve yavaş ama playoff oyuncusu kesinlikle. Kurt bir savunmacı pas kanallarına iyi giriyor ama Rondo'nun drivelarına karşı yapabileceği pek birşey yok kesinlikle uzunlardan yardım gelmesi lazım ona. İşin diğer tarafında gerçekten eli titremeden her şutu sokabilmesi çk büyük bir artı. Belki Staples Center da değil ama Garden da çok ihtiyacımız olabilir o şutlara. Sonuçta ona karşı bir önlem alınacağını zannetmiyorum. Rondo'ya su anda takımın lideri konumunda. 2 yıl önce boş bırakılan bir oyuncuydu şimdi ise onun iyi oynadığı maçları kazanıyor Boston. Yine ben şutunu riske edeceğimizi düşünüyorum şutuna güvenilmez ve atamadıkça kendine güvenide gidiyor.
Kobe-Allen
Ray Allen yaşlanmış olmasına rağmen hala NBA'in en iyi şutörü belki de. Penetrelerden çıkıp muhteşem düzgün şutlarını bol bol görebiliriz. Onu Fisher'ın savunacağını tahmin ediyorum Kobe'yi yoramayız savunmada hücumda çok ihtiyacımız olacak ona. Öbür tarafta savunmada yine elinden geleni yapacaktır. Kobe'ye yazının en sonunda değineceğim.
Artest-Pierce
Artest şut ritmini bulursa daha avantajlıyız bence. Pierce bilinen çirkefliklerini çirkeflik kralı Artest'e yapamaz. Artest de belki de şu anda NBA'in en iyi 3 numara savunucusu. Lebronu savunabilen bir oyuncudan bahsediyoruz. Artest bol bol boş şut imkanı bulacaktır bu da serinin kaderini belirleyecektir bir bakıma. Maçlarda 100ün üstüne çıkan takımın kazanacağını varsayarsak her bir serbest atışın bile önemi çok büyüktür burada Artest'in bileği çok büyük önem arz ediyor.
Gasol-Garnett
Gasol uyumazsa 2 yıl önceki gibi içeriye sinmezse Garnett'e büyük bir üstünlük kurabilir. Kafasını maça verdiği takdirde NBA'in en iyi uzunu bence. Garnett sadece şuta dayalı oynamaya başladı sakatlıklardan sora ama orta mesafesini müthiş bir seviyeye getirdi gerçekten. Gasol uzun kollarıyla onu savunabilir ama Garnett de sadece hırsıyla Gasol'ü bezdirecek bir savunma yapacaktır buradaki tek soru işareti Gasol'ün ona vereceği cevap. En izlenesi çekişmenin burada olacağını düşünüyorum.
Gasol uyumazsa 2 yıl önceki gibi içeriye sinmezse Garnett'e büyük bir üstünlük kurabilir. Kafasını maça verdiği takdirde NBA'in en iyi uzunu bence. Garnett sadece şuta dayalı oynamaya başladı sakatlıklardan sora ama orta mesafesini müthiş bir seviyeye getirdi gerçekten. Gasol uzun kollarıyla onu savunabilir ama Garnett de sadece hırsıyla Gasol'ü bezdirecek bir savunma yapacaktır buradaki tek soru işareti Gasol'ün ona vereceği cevap. En izlenesi çekişmenin burada olacağını düşünüyorum.
Bynum-Perkins
Açıkçası pek bahsetmeye gerek yok burada. Bynum eğer 30lu dakikaları sağlam bir biçimde geçirirse Perkins'e büyük bir üstünlük kurar. Zaten ona hücumda çok ihtiyacımız olmayacak o içeriyi cüssesiyle kapatsın yeter. Ki Perkins bu tip uzunları iyi savunmuştur. Onun 30lu dakikalar alması rotasyonu dengeleyip Odom'un daha çok katkı yapmasını sağlayacak hem.
Odom-Wallace
Odom yine yüreğiyle oynayacak elinden gelenin en iyisini yapacaktır. Wallace ise dengesiz bir oyuncu olmasına rağmen iyi bir performans vereceğini düşünüyorum çok sever böyle anları. Onun etkinliğini azaltmak için biraz sinirlendirmemiz lazım onu. Gasol onunla eşleştiğinde onu sinirlendirecek hareketleri yapacaktır. Dış şutlarına dikkat etmemiz gerekiyor Rasheed'in. Ritmini bulunca başımıza çok iş açabilir. Seri öncesi belinden bir sakatlığı vardı tam düzgün olmayacak bildiğim kadarıyla. Bu da onu mücadeleden kaçırabilir.
Benchler
Serinin kaderini onlar çizecek bence. Staples Center'da iyi bir performans gösteriyorlar ama Garden'da pek birşey yapabileceklerini zannetmiyorum. Beni yanıltırlar inşallah. Boston benchine baktığımızda Nate, Tony Allen ve Glen Davis başı çekiyor. Glen Orlandoya karşı güzel bir performans sergilemişti ama onun da hafif bi sakatlığı vardı ama düzeldiğini söylüyorlar. Nate bilinemez bir patlayıcı. Tony Allen ise iyi bir performans gösterecektir. Zaman zaman Kobe'yi savunma görevi üstlenecek. Lakers benchine gelince Shannon, Farmar, Walton ve belki Vujajic,Mbenga ya da Powell . Bakınca sayabilecek 6 tane adam var ama toplasan 2 adam etmiyorlar açıkcası. Farmar şu anda ilk 5te onun olması gerekiyordu ama bırakın yerinde saymayı geri gitti. 2 maç iyi performans verse yeterlidir. Shannon aklını kullanamıyor ama patlayıcılığı yüksek ve zaman zaman aşırı katkılar yapabiliyor. Belki yapacağı bir smaç bile takımı havaya sokabilir bu yüzden önemli bir yer kaplıyor seride. Walton pas yeteneğiyle önemli bir katkı yapabilir zaten sayı anlamında mac basına 2 katkısı olsa duacıyız. Vujajic savunmada iyi katkı veriyor ama hücumda The Machine denilen şutlarını göremiyoruz ama Boston'ı sever o. Sharaphova'yı düşünmeyip seriyi düşünürse ve aptal aptal hareketler yapmazsa ör:Dragic'e yaptığı foul Phil Jackson ona yeterince süre verebilir ve belki de en önemli katkıyı yapabilir. İçlerinde en çok güvendiğim adam. Mbenga ve Powell 3-4 dk da uzunları dinlertdirseler yeter.
Coachlar
Phil Jackson 11. şampiyonluğunun peşinde. Şu an NBA'in en iyi coachu birçoklarına göre. Bir zen ustası olduğu için maç atmosferine sokmasına özellikle Gasol'ü ve özellikle Garden'da çok ihtiyacı var Lakers'ın. Doc Rivers hakkında diyebileceğim bir şey yok açıkcası.
Ve gelelim en son noktaya. Kobe... Phoenix serisinde sakatlığının pek kalmadığını gösterdi bize. İçeriyi zorlarsa bizim için daha iyi olacaktır. Savunmada yine Rondonun şutunu riske edip yardım savunmasına gidecektir diğer rakiplerine karşı. Hücumda ise en olgun dönemini yaşıyor açıkcası. Phoenix serisi kariyerinin en iyi play-off serisiydi belkide. Bu seride olgunluğunun sınırlarını aşması gerekiyor. Hiç bir şekilde aşırı şut atmadan, gerektiğinde şut atarak sadece öncelikle takımı oyuna sokarak oynamalı. Onun bunları yapacağından eminim. Ona güvenimiz tam.
Seri için tahminim 4-2 Lakers. İlk 2 maç çok önemli seri adına 2 maçtan birini alırsa Boston şampiyon olur tahminim. Lakers alırsa deplasmanda da 1 maç alıp seriyi Staples Center'da bitirir. İlk 3 maçı Lakers alırsa Boston'u süpürür.
Special One in Madrid...

Sahada alınan oyuncularla basarı gelmeyeceğini anladı Perez. Rekor sezona rağmen Pellegrini gönderildi. Üzüldüm diyebilirim tabi Jose yanında bir hiç bu üzüntü... Jose ilk açıklamasında 4 bölgeye oyuncu alacağım dedi bunlar tahminimce sol bek, lider özellikli bir stoper, sol kanat ve ön libero. Olabilecekler Ashley Cole, Carvalho, Essien ya da Cambiasso, Di Maria bir de lotodan Maicon... Ama herşeyden önce bu takım birbirine bağlanacak Jose sayesinde... Bir sonraki El Classico öncesindeki basun toplantısını dört gözle bekliyorum. Hoşgeldin Jose "The Special One" Mourinho
Kaydol:
Yorumlar (Atom)





